hamile dogum


Sağlık ve bakım rehberiniz
ergenlik, beslenme, bulimia, anoreksia, yeme bozuklukları ve önlemler

Sağlık Konulu Yazılar




5 kişi online

Yasal Uyarı

İletişim:


Reklam:


Copyright 2007©
Guzelrehber.net

Ergenlik ve Beslenme. Anoreksia ve Bulimia

Ana Sayfa > Çocuk sağlığı

Ergenlik ve Beslenme

Ergenlik döneminin en belirgin özelliklerinden biri vücutta yaşanan değişimlerdir. Kızlar ve erkekler bu dönemde salgıladıkları hormonlar nedeniyle farklı değişimlere uğrarlar. Bunlara bir de yaşam tarzlanndaki değişiklikler eklenince beslenme en çok ihmal edilen konu olur. Oysa vücutları en hızlı büyüme dönemini yaşadığından ergenlerin beslenmelerine her zamankinden çok daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.

Ergenlik (adölesan) dönemi, yaşam tarzı ve kendini algılamada değişimlerin olduğu, büyüme ve gelişmenin hızlandığı, fiziksel ve ruhsal değişikliklerin şiddetle yaşandığı ve beslenme gereksinimlerinin arttığı bir dönemdir. Bu dönemde (12-18 yaş) çocuklar, hızlı bir büyüme ve gelişme süreci yaşayarak yetişkinliğe adım atarlar. Büyüme özellikle 11-16 yaşlarında hızlanır, daha sonra yavaşlayarak 18-20 yaşına kadar sürer.

Kızlarda salgılanan hormonlar vücut yağ dokusunu arttırırken, erkeklerdeki hormonlar yağsız doku kitlesini arttırmaktadır. Böylece iki cinsin vücut yapısı farklılaşır. Ergenlik çağının genellikle kızlarda 10-12, erkeklerde ise 11-14 yaşları arasında başladığı kabul edilir. Bu dönemde vücut şeklinde cinsiyet hormonlarına bağlı olarak gelişen değişikliklerin yanı sıra, oluşan psikolojik değişiklikler nedeniyle çocuk ailesine olan bağımlılığını yitirip, etrafını umursamaz bir davranışa girebilir. Bunun sonucu olarak da çocuk ailesinden çok arkadaşlarına yönelir ve onlarla birlikte olmak ister. Yeni kazanılan bağımsızlık ve kendi kendine karar verme yetisi de, ergenleri zamanlarının büyük bir kısmını dışarıda geçirmeye yönlendirmektedir. Bunlara eklenen yoğun okul temposu ve sosyal aktiviteler içinde ergenlerin öğün atlaması, bazen de öğün sayısını arttırması doğaldır.

Erkek adölesanların bu dönemdeki beslenme gereksinimleri yaşamlarının başka hiçbir dönemlerinde görülmediği kadar yüksektir. Kızların gereksinimleri ise sadece hamilelik ve emzirme döneminden daha azdır. Ergenlik dönemi besin gereksinimlerindeki değişiklikler Bu dönemde besin gereksinimlerinde oluşan değişiklikleri şu şekilde özetleyebiliriz;

. Hızlı büyüme ve gelişme, enerji, protein, vitamin ve mineral gereksinmelerini artırır.
. Bu dönemde kemik kitlesindeki artış fazladır. Bu artış 18 yaşından sonra yavaşlayarak 30 yaşına kadar sürmekte, 30 yaşından sonra kemiklerden kalsiyum çekilmeye başlamaktadır. Bu nedenle adölesan döneminde bol kalsiyum tüketmek ve düzenli egzersiz yapmak çok önemlidir.
. Kızlar bu dönemde adet görmeye başlar. Bu da her ay kanama ile vücuttan demir atılmasına yol açar. Kansızlığı önlemek için, kızların erkeklerden daha fazla kan yapıcı, demir yönünden zengin (yumurta, kırmızı et, beyaz et, yeşil yapraklı sebzeler gibi) besinleri tüketmesi gerekir.
. Bu yaşlarda spor yapanlar beslenmelerine daha çok dikkat etmelidir. Aksi taktirde büyüme ve gelişmeleri geri kalır.
. Bu dönemde demir, kalsiyum, riboflavin, A vitamini genelde yetersiz alınan besin öğeleridir. Yetersiz kalsiyum ve riboflavin tüketimi fazla miktarda meşrubat ve az miktarda süt, yoğurt tüketimi ile ilişkilidir.

ERGENİN BESLENME ANLAYIŞINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

Adölesanların yemekle ilgili düşüncelerini anlamaya çalışmak ve uygulamalarının pozitif yönlerini desteklemek önemlidir. Bu dönemde değişen vücut imajı adölesanda stres yaratmakta, bu da sonuçta aşırı veya az yeme şeklinde görülen anoreksiya ve bulimia gibi yeme davranışı bozukluklarına neden olabilmektedir. Yine bu dönemde özellikle kızlarda iştah sapmaları, bilinçsiz diyet uygulamaları oklukça yaygındır.

Kızların adölesan çağında vücut yağında artışın normal olduğunu anlamasına yardımcı olunmalıdır. Bu konuda gençlerle iletişim kurularak gerekirse psikolog, hekim ve beslenme uzmanının yardımına başvurulmalıdır. Gerçekten kilo vermesi gerekenlere, enerjisi orta derecede sınırlı, dengeli beslenmeyi sağlayan demir, kalsiyum ve vitamin yönünden zengin bir beslenme programı önermek en doğrusudur. Ayrıca adölesanların egzersize yönlendirilmesi de çok önemlidir.

EKSİK VE BİLİNÇSİZ DİYETLER

Ergenlik döneminde yapılan erken ve bilinçsiz diyetlerin gelişimlerine ve sağlıklarına mutlaka olumsuz etkisi olacaktır. Ergenlik çocukluktan sonra hayatın en hızlı büyüme aşamasıdır. Gençler ergenlik boylarına ulaştıklarında (bu olay kızlarda erkeklerden daha erken gerçekleşir) vücutları hala büyümekte ve gelişmektedir.

Araştırmalar her 250 genç kızdan birinde anoreksiya belirtilerinden bazılarının geliştiğini ortaya koymuştur.

Gençlerin ne kadar büyüyecekleri genlere ve besin seçimine bağlıdır. Sağlıklı bir diyet seçimi kişinin maksimum potansiyel boyuna ulaşıp ulaşamayacağını belirler. Spesifik besinler değil fakat besin öğeleri bir kişinin nasıl büyüdüğünü etkiler. Örneğin her ergen kemik gelişimi için kalsiyuma, kaslar için proteine, enerji için yağlara ve bu olayları gerçekleştirmek için vitamin ve minerallere ihtiyaç duyar. Ergenlik gençlikteki hızlı büyümenin başlangıcı sayılır. Bu zaman dilimi her çocuk için farklıdır. Kızlarda bu olay 12-14 yaşları civarında yani erkeklerden 2 yıl daha erken gerçekleşir. Bu büyüme ihtiyacını gerçekleştirmek için enerji ve besin ihtiyacı artar.

DAHA ÇOK ENERJİ İÇİN

11-14 yaşındaki ergenlerin günlük enerji ihtiyacı 2500 kalori, 15-18 yaşındakilerin 2800 kaloridir. 7-10 yaş arası çocuklar için bu değer 2000 kaloridir. Bunlar ortalama değerlerdir. Bazıları için bu daha az veya daha fazla olabilir. Örneğin spor yapanlar için ihtiyaç daha fazladır. Gençler çocuklardan daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar. Ekstra enerji yüksek miktarda kompleks karbonhidrat, protein ve yağ içeren besinlerden elde edilir. Ergenlerin günlük

. 3 su bardağı süt veya yoğurt
. 2-3 kibrit kutusu kadar peynir (1 kibrit kutusu peynir 1 yumurta ile yer değiştirilebilir)
. 3-4 köfte kadar et, tavuk veya balık eti veya 1-2 tabak kuru-baklagil yemeği
. 3-4 tabak sebze yemeği veya salata
. 4-5 porsiyon meyve
. 2-3 tabak çorba, pilav veya makarna
. 6-8 dilim ekmek
. 4-5 tatlı kaşığı yağ
. 3-4 tatlı kaşığı şeker, bal, reçel veya pekmez

tüketmesi gerekir.

Gençlerin ne kadar büyüyecekleri genlere ve besin seçimine bağlıdır. Sağlıklı bir diyet seçimi kişinin maksimum potansiyel boyuna ulaşıp ulaşamayacağını belirler.

Yeme bozuklukları

Yeme bozuklukları genellikle büyük bir olayın veya travmanın öncesinde veya sonrasında yapılan bir kilo verme diyetiyle başlar. Fakat esas sebebiyle ilgili kesin bir kanıt yoktur. Bugün için bilinen, yeme bozukluklarının beslenmenin ötesinde bir durum olduğudur. Bu gibi durumlara kişinin tüm yaşantısı (okul veya iş hayatı, ailesel durumu, duyguları, büyüme ve genel sağlık durumu) etkili olmaktadır. Yeme bozukluğu olan çoğu kişide anoreksia veya bulimia görülür. Çok sıkı diyet yapan veya kendisini aç bırakan kişilerin %60'ında kilolarını korumak için aşırı yedikten sonra bunları vücuttan atma yoluna gittikleri gözlenmiştir.

 

Demirin Önemi

Demir kanda tüm vücut hücrelerine oksijen taşıyan hemoglobinin bir parçasıdır. Her şeyden önce oksijen hücrelerin enerji üretimine yardımcı olur. Demir kaynakları az tüketildiğinde enerji için gerekli olan oksijen düzeyi de düşer ve yorgunluk hissi oluşur. Gençlik döneminde de vücudun demir gereksinimi artar. Yapılan bilimsel önerilere göre çocukluk döneminde (7-10 yaş arası) kızlar ve erkeklerde günlük demir gereksinmesi 10 mg'dır. Adölesan döneminde bu düzey her iki grupta da günde 15 mg'dır. Kızlarda mensturasyon nedeniyle demir kayıpları yerine konmalıdır. Kız ve erkeklerde aynı zamanda kas kitlesinin artışı ve daha fazla kan yapımı için de demire gereksinim vardır. Demir yetersizliğinde dikkat ve algılamada sorunlar olabilir. Bu da ergeni mutsuz kılacaktır. Eksik ve yetersiz beslenme ile A ve C vitaminleri alımında oluşan eksiklikler de cilt ve göz sağlığını olumsuz etkileyecektir.

Sivilceler için

Gençlerde görülen sivilce çok nadiren besinlerle ilişkili olup aslında hormonal değişikliklerle bağlantılıdır. Sağlıklı bir cilde sahip olmak için yapılması gereken, çeşitli ve dengeli bir beslenme programı uygulamak, cildi temiz tutmak ve yeterli miktarda dinlenmektir. Vücut olgunlaştıktan sonra genellikle sivilceler kaybolmaktadır. Çok ciddi bir problem varsa dermatolog ile konuşulabilir. Bazen A vitaminin bir türevini içeren merhemler önerilmektedir

Kalsiyumun Önemi

Eksik veya bilinçsiz diyet uygulamalarının en büyük etkisi büyüme ve gelişmeyi engellemesidir. Gerçekte kemiklerin gelişimi erişkin yıllarında da devam eder. Genç bir birey yetişkin bir bireyin boy uzunluğuna erişse bile kemiklerin gelişimi hala devam etmekte ve kemik yoğunlukları artmaktadır. Esas olarak yetişkin bir insanın kemik yoğunluğunun yarısına yakını gençlik yıllarında oluşumunu tamamlar. 30-35 yaşlarında olabileceği en sağlam kapasiteye ulaşır. Bu nedenle çocuklar ve gençler yeterli düzeyde kalsiyum tüketmelidir. Yetersiz kalsiyum alınımında büyüme, gelişme ve boy uzamasında sorunlar yaşanabilir.

Anoreksia

Anoreksia, bazen "açlık hastalığı" olarak adlandırılır. Besin alınımına, kiloya ve zayıflığa karşı takıntılı olan bu kişiler, çok kilo kaybetmiş olsalar dahi aç olduklarını ve yemeği reddederler. Temel gereksinimlerini karşılayan çok düşük kalorili bir diyet tükettikleri için vücut ağırlıkları zamanla azalmaya başlar. Kendilerini aç bırakarak normal vücut işlevleri için gerekli olan besin öğelerini alamazlar.

AN0REKSİALI KİŞİLER

* Ufak porsiyonlar tüketirler, yemeği redderderler ve aç olduklarını inkar ederler.
* Vücut ağırlıklarında normal olmayan kayıplar olur (>%15) veya kısa sürede fazla kilo verirler.
* Hiperaktif, depresif, huysuz ve güvensiz olurlar.
* Çok fazla şişmanlık korkuları vardır.
* Zayıf olsalar dahi kendilerini şişman görürler ve daha fazla kilo vermek isterler.
* Sürekli ağır egzersiz yaparlar.
* Kabızlık ve düzensiz mensturasyon sorunları vardır.
* Kollarında ve yüzünde ince tüyler oluşur.

Bulimia

Bulimia hastalığında kişi çoğunlukla yüksek kalorili besinleri yedikten sonra kusma yoluna gider veya laksatif, diüretik gibi ilaçları kullanır. Diüretik ilaçlar idrar üretimini arttırır ve vücuttaki suyu atar. Bulimianın sonuçları oldukça önemlidir. Dehidratas-yon (sıvı kaybı), organ hasarı, kusmaya bağlı iç kanama, diş çürükleri ve bazı durumlarda ölüm görülebilir.

BULİMİALI KİŞİLER

* Gizli tüketicidirler.
* Yemekten sonra ortadan kaybolur ve genelde banyoya giderler.
* Ağırlıklarında sürekli değişimler görünür. (Bazen normal bazen de fazla kilolu olurlar)
* Yedikleri zamanlarda kontrolden çıkmış gibi olurlar.
* Çok fazla yerler, fakat kilo almazlar.
* Yedikten sonra mahcup olurlar ve depresyona girerler.
* Kulak altında bulunan parotid (tükürük) bezleri şişkin olur.
* Düzensiz mensturasyon gözlenir.
* Bilinçsizce yerler, sonra çıkarırlar.
* Alkol veya ilaç bağımlısıdırlar.
* Kilo vermek için laksatiflere, diüretiklere, emetiklere (kusmayı sağlayan ilaçlar) veya diyet haplarına bağımlı hale gelirler.
* Kusmadan dolayı oluşan asit, diş problemlerine neden olur; özellikle diş minesine zarar verir.

NE YAPMALI

Ergenlik çağındaki çocuğunuzun anoreksia veya bulimia hastalığı olduğundan şüpheleniyorsanız, doğru düşündüğünüzü kanıtlayacak ciddi bir sağlık sorununun oluşmasını beklemeyin, işler kötüye gitmeden önce birçok yol deneyebilirsiniz.
Yardım etmeye çalışın. Endişeniz konusunda onunla konuşun. Yardım alınabilecek kişilerin listesini çıkarın. Uzmanlarla, bir sosyal hizmet görevlisiyle, okul hemşiresi veya danışmanıyla konuşun. Bölgenizde bulunan bir ruh sağlığı merkezini arayın. Bir diyetisyen de yeme bozuk-luklarıyla ilgili bilgiler verebilir. Böyle durumlarda en iyi tedavi sonuçları tıbbi, psikolojik ve beslenme konsültasyonunu içeren kombine tedavi yollarıdır. Hasta grupları ve aile bireylerini içeren terapi grupları da tedavinin önemli bir kısmını oluşturur.
Direnmeye karşı hazırlıklı olun. Anoreksiah birisi genellikle tehlikede olmadığına veya yardıma gerek duymadığına inanır. Bulimik olanlarsa sorunun farkında olurlar fakat yardım almayı reddederler. Hasta kişi ne kadar kısa sürede yardım alırsa tamamen iyileşme şansı da o kadar yüksek olur.

Uzun bir tedavi için hazırlıklı olun. İyileşme süreci birkaç aydan birkaç yıla kadar değişebilir. Yeme bozukluklarının belirtileri ve davranış şekilleri kolayca geçmez. Bu hastalıklara sahip kişilerin yakınları için de aile destek grupları yardımcı olabilmektedir.

Kimler Risk Altında?

Yeme bozuklukları her yaş ve cinsiyette gözlenebilir. Fakat bazı gruplar diğerlerine kıyasla daha fazla risk taşımaktadır. Kadınlar genelde daha yatkındırlar. Gerçekte de anoreksiyah kişilerin %95'i kadındır. Adölesanlar kısmen risk altındadır. Araştırmalar her 250 genç kızdan birinde anoreksiya belirtilerinden bazılarının geliştiğini ortaya koymuştur.
Kilo kontrolü sağlanması gereken bir grup sporcuda da (dansçılar ve jimnastikçiler) anoreksiya gelişebilmektedir. Günümüzde artık yeme bozuklukları erkeklerde, yetişkinlerde ve hatta 8-10 yaş grubu çocuklarda da görülebilmektedir.
Yakınınızdaki kişiler anoreksia veya bulimia belirtileri gösteriyorsa dikkatli olun!

Kaynak: Çocuğum ve Ben Dergisi