hamile dogum


Sağlık ve bakım rehberiniz
Tüp Bebek Tedavisinin Psikoljik Yönü, kısırlık duyguları, tedavi sırasında yaşananlar ve öneriler

Sağlık Konulu Yazılar




12 kişi online

Yasal Uyarı

İletişim:


Reklam:


Copyright 2007©
Guzelrehber.net

Tüp Bebek Tedavisinin Psikoljik Yönü, Kısırlığa ait duygular

Ana Sayfa > Doğum

Tüp Bebek Tedavisinin Psikoljik Yönü

Gerçekten de kısırlık ve kısırlık tedavisi hem sabır hem de dinginlik gerektiriyor. Düşünün, kısırlık tedavisi görüyorsunuz ve maalesef su ana kadar tedavileriniz başarısızlıkla sonuçlandı. Bu dördüncü denemeniz ve bu defa içinizden bir ses, "Bu sefer bebeğine kavuşacaksın" diyor. Dolayısıyla siz de, "lc sesime kulak veriyorum ve olumlu düşünüyorum. Evet, bu deneme başarılı sonuçlanacak" diye düşünüyor, kendinizi ve eşinizi rahatlatmaya çalışıyorsunuz. Ama diğer yandan da "Ya yine olmazsa, sonuç negatif olursa..." olasılığı da kafanızı kurcalayıp duruyor. Gece yatağınıza yattığınızdaysa, bebeğinizin odasını nasıl düzenleyeceğinizi hayal ediyor, alacağınız cicili bicili bodylerin, şirin ayakkabıların minik bebisinize ne kadar yakışacağını düşünüyor ve uykuya dalmaya çalışıyorsunuz.

Sizin kendi içinizde yaşadığınız bu duygusal gelgitlerin yanında bir de esinizle olan ilişkinizde yaşadıklarınız var. Tüm bu yaşadıklarınız eşinizle olan ilişkinizi de olumsuz yönde etkiliyor olabilir. Söylediğimiz gibi kısırlık tedavisi sabır ve dinginlik gerektirir. Bu sancılı dönemde önemli olan hem kendinize hem de eşinize cok daha sabırlı ve sakin yaklaşmanızdır. Dolayısıyla bu dönemde birbirinize destek olmalısınız. Peki bunu nasıl başarabilirsiniz? Bu sıkıntılı dönemde yaşadığınız gerginlikten ilişkinizi korumak için neler yapabilirsiniz?

TEDAVİ SIRASINDA YAŞANANLAR

Kısırlık tedavisi gerek fiziksel, gerekse psikolojik acıdan oldukça yorucu olabilir. Psikolojik desteğe ihtiyacınız olduğunda destek almaktan çekinmeyin. Bu sizin tedavinizdir ve önemli olan, sizin rahat ve stresten uzak bir tedavi dönemi gecirmenizdir.

Stres belirtileri

Kısırlık tedavisi sırasında yaşanan yoğun stresin bazı belirtileri:
. Baş ve mide ağrıları,
. Boyun ve omuzlarda sertlik,
. Yorgunluk ve huzursuzluk,
. Mide spazmları,
. Aşırı sigara ve alkol tüketimi,
. Gerginlik ve sinirlilik hali,
. Uyku bozuklukları (aşırı uyuma-uykusuzluk),
. Yeme bozuklukları (aşırı yeme-istahsızşlık),
. Unutkanlık,
. Karar verme güçlüğü,
. Her şeyden uzaklaşma isteği.

Yaşanabilecek duygular Kısırlık tedavisi süresince; tedaviye ve sonuca yönelik kaygı, gerginlik, duygusal inis-çıkışlar ve hassasiyet, öfke, korku gibi duygular ile karşılaşabilirsiniz. Bu duygular kısırlık tedavisinde çok sık karşılaşılan ve tedavi sürecini sizin için zorlaştıran duygular olmakla birlikte, bu duygular ile basa çıkmanın yolları vardır. Tedavi süresince yasayacağınız ve sizi rahatsız eden duygularla başa çıkmak için tedavi gördüğünüz merkezin Psikoloji ve Psikoterapi Birimi'ne başvurun.

Kontrolünüz altında olduğunu düşünmeyin Kısırlık sorunu ile karşılaşan çoğu kişi, doğurganlıklarının kendi kontrollerinde olduğunu düşünebilir ve bu kanı toplum tarafından da desteklenebilir. Genellikle ya çok fazla deneyip üstüne gittiğiniz ya da yeteri kadar denemediğiniz söylenir ve bundan dolayı doğurganlığınızı sınırladığınız belirtilir. Siz de hamile kalamamanızı kendi suçunuz olarak görebilirsiniz; oysa kısırlık, biyolojik, hormonal, fizyolojik ve psikolojik olmak üzere birçok faktörden oluşur.

Paniğe kapılmayın

Hamile kalamadığınız zaman paniğe kapılmamaya çalışın. Hamile kalmak zaman alan bir süreçtir. Hamile kalabilme döneminin 1 yıl boyunca sadece 26 gün olduğunu unutmayın. Hamile kalmak karmaşık bir süreçtir ve çogu çift için zaman gerektirir. Tedavi sürecinde doktorlar ve bütün ekip sizi daha iyi tanıyacak ve kişisel özelliklerinize göre tedavinizi düzenleyecektir.

Tedaviye yönelik detaylı bilgi edinin

Tedaviye yönelik detaylı bilgi edinmek hem tedaviye karşı, hem de bulunduğunuz klinik içinde daha rahat olmanızı sağlayacaktır. Doktorunuzla her şeyi detaylı paylaşmanın ve bilgi edinmenin tedavi süresince faydalarını göreceksiniz. Randevunuzu beklerken veya bir gece önce aklınıza gelen, sormak istediğiniz soruları bir kağıda not alarak randevunuza girmeniz ve bu soruları doktorunuza yöneltmeniz sizi rahatlatarak, merak ettiğiniz konularda aydınlanmanızı sağlayacaktır.

Kendinizi ya da eşinizi suçlamayın

Hayatınızda istenilmeyen ve negatif durumlarla karşılaşıldığında en sık görülen reaksiyon kendinizi veya başkalarını suçlamaktır. Doğal yollardan hamile kalınamadıgı zamanlarda kadınlar ve erkekler kendilerini suçlamaya meyillidirler. Yaptıkları, yapmadıkları veya neden bunun başlarına geldiği konusunda kendilerini ya da eşlerini suçlayabilirler. Fakat bu durum her şeyi daha kötü yapmaktan başka bir ise yaramaz. Geçmişte olanlar geçmişte kalmıştır ve şimdi hayatınızın farklı bir dönemindesinizdir. Pişmanlıklara ve suçlamalara harcadığınız enerjiyi daha olumlu ve sizi daha iyi hissettirecek şeylere harcamanız bu tedavi sürecini siz ve eşiniz için kolaylaştıracaktır.

Duruma uygun başa çıkma yolları edinin

Geçmişte yaşadığınız olumsuz sonuçları geçmişte bırakın ve yeni bir döneme başladığınızı hatırlayın. Gelecekte ne olacağını bilmeniz, neredeyse imkansızdır. Dolayısıyla gelecekte yaşama olasılığınız olan duygu ve durumları; varsayımlara dayanarak şimdiden yaşamanız, size fazladan yük getirecektir. Bu nedenle şu anı yasamaya özen göstermeniz gerekir.

Kaygıyla başa çıkmak

Uyku bozuklukları, iştah bozuklukları, baş dönmeleri, mide bulantısı, titreme, bel, baş ve boyun ağrıları ilerlemiş kaygının fizyolojik belirtileri arasındadır. Psikolojik belirtileri de konsantrasyon bozuklukları, unutkanlık, panik hissi, daha önce keyif alınan aktivitelerden zevk alamama ve çabuk sinirlenme olarak özetlenebilir. Bu durum çevrenizdeki insanlarla olan iletişiminizi ve yaklaşımınızı da etkileyecektir. Bütün bu hissettikleriniz çok normaldir ve kaygı kaynağı ortadan kalkınca bu hisler de ortadan kalkacaktır. Kaygıyla daha kolay başa çıkmanız için yazı yazabilir, günlük tutabilirsiniz.

Olumsuz sonuçlanan tedavi, her test yapıldığında ya da tedavinin her döneminde aklınızda hep sonuca yönelik sorular ve kaygılar oluşacaktır. Her ne kadar olumlu düşünseniz de aklınızın bir yerinde hep sonuca yönelik olumsuz düşünceler olacaktır. Tedavinin olumsuz sonuçlanmasına kendinizi hazırlamak hic de kolay değildir ama olumsuz sonuçlanan tedaviye karşı kendinizi daha rahat hazırlamanız için bir kaç öneride bulunabiliriz. Öncelikle, randevularınıza yalnız gitmemeye özen gösterin. Eğer eşiniz yanınızda gelemiyorsa kendinize yakın hissettiğiniz birini yanınıza alın. Eğer hamilelik testi sonucunu telefonla öğrenecekseniz, sonucu sizin yerinize eşinizin öğrenmesi ve bildirmesi size yardımcı olacaktır. Eğer tedaviniz olumsuz sonuçlanmış ise kendinize bunu atlatabilmek ve rahatlamak için izin verin. Sonuç olarak tedaviniz kaybetti, siz değil.

Kendinize zaman ayırın

Kısırlık tedavisi sırasında stresli ve gergin dönemler geçirebilirsiniz. Ama unutmamalısınız ki hayat devam ediyor. Tedaviniz sırasında günde birkaç saatinizi klinikte geçirmek durumunda olabilirsiniz ama bunun yanı sıra tedavinin dışında size kalan 9-10 saatiniz var ve o süre de sizin hayatınız. Tedaviden arta kalan zamanınızı en verimli şekilde değerlendirirseniz hem tedavinin yükü azalır hem de kendiniz daha iyi hissedersiniz. Kendinizi şımartmanız, ödüllendirmeniz bu sürecin daha olumlu geçmesini sağlayacaktır.

EŞLERLE İLETİŞİMİN ÖNEMİ

Nelere dikkat edilmeli?

Bu duygularla bas ederken eş desteği büyük önem taşır. Eşler birbirlerinin duygularına, korkularına, ihtiyaçlarına karsı belki de her zamankinden daha fazla duyarlı olmalıdırlar. Bu tedavi sürecini birbirinizi keşfetmek, birbirinizin en derinlerde gizlenmiş duygularını açıga çıkarmak; daha sıkı, samimi ve sağlam bir sevgi bağı oluşturmak için değerlendirebilirsiniz.

Cinsiyet farklılıkları

Stresle basa çıkmada genel olarak bir cinsiyet farkından söz edilebilir. Kadınlar tedavi boyunca daha endişeli, kaygılı ve tepkisel olurken; yani duygularını yoğun bir şekilde dışa vururken, erkekler tedavinin daha somut yanlarına odaklanırlar. Bu, eşlerinin o cok yoğun duygusallığını dengeleme cabasıdır. Bu noktada eşlerin birbirleri ile nasıl iletişim kurdukları, kısırlık tedavisinin zahmetli ve stres dolu bir süreç olarak mı, yoksa eşlerinin birbirlerine sıkı sıkı kenetlendiği, destek olarak birbirlerine daha da yakınlaştığı bir zaman dilimi olarak mı yaşanacağı konusunda büyük rol oynar.

Bu, bizim ortak tedavimiz

Kısırlık probleminin kimden kaynaklandığına bağlı olarak eşlerin yaşadığı duygular da değişebilir. Buna bağlı olarak, tedavinin her aşamasında bunu kişisel bir sorun olarak değil, ortak bir amaç (çocuk sahibi olmak) için "beraber" emek verdiğiniz bir süreç olarak yaşamanız cok önemlidir. Kısırlığın kaynaklandığı kişiye yönelik eleştirici, yargılayıcı ve suçlayıcı yaklaşımlar tedaviye yardımcı olmayacağı gibi, var olan ilişkinizin bozulmasına, eş olarak birbirinize olan bağınızın zedelenmesine neden olacaktır. Tedaviyi sadece tek bir kişinin çabaladığı bir zaman dilimi olarak değil; aksine ikinizin ortak bir şekilde aşmaya çalıştığı bir süreç olarak değerlendirmelisiniz. Bu nedenle, tedaviye başlangıç anından itibaren, her aşamada beraber karar vermeniz, doktor randevularına mümkün olduğunca beraber gitmeniz, eşinizin hassas ve duyarlı anlarında yanında olmanız çok önemlidir.

Kısırlık hakkında etkili iletişim kurmak

Tedavi görmeye başlayan çiftlerin bir süre sonra kendilerini sadece bu konuyla ilgili konuşurken bulmaları pek de şaşırtıcı değildir. Ancak, tedaviye yönelik, çocuk sahibi olmaya yönelik konuların her an, her yerde konuşulması, hayatın odak noktası haline getirilmesi cok yorucu, yıpratıcı bir hale gelir ve olumsuz duyguların daha da yoğunlaşmasına neden olur. Bu yüzden, tedaviye dönük konuşmalarınızı günün sadece belli bir bölümünde yapabilirsiniz. Bu konuda kesin sınırlar koymak isinize yarayabilir.

Kısırlığa ait duygular...

Bu konuşmaları yatak odasında yapmak, cinsel yaşantınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle, yatak odası bu tür konuşmaları yapacağınız bir yer olmasın. Esinizle bir araya geldiğiniz aksam yemekleri de bu konuları konuşmak için cok uygun olmayabilir. Şunu unutmayın ki, siz tedavi için gerekli tüm adımları attınız ve sizin için en uygun tedaviyi görüyorsunuz. Eşinizle bu doğrultuda karşılıklı destekleyici, güc verici paylaşımlarda bulunmanın yanı sıra ilişkinizin daha farklı yönlerini keşfetmek size çok daha yardımcı olacaktır. Beraber yapacağınız çeşitli etkinlikler tedavi sürecini daha rahat geçirebilmeniz için oldukça önem taşır. Beraber kısa yürüyüşler yapmak, sinemaya gitmek, yeni bir sey öğrenmek için kurslara katılmak gibi beraber çeşitli faaliyetlerde bulunmak birbirinize olan bağınızı daha da güçlendirecektir. Tedavi nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, unutmayın ki siz birbiriniz için her zaman var olmaya devam edeceksiniz ve birbirinize olan sevginiz sizin emeğinizle daha da güçlenebilir.

İstek ve beklentilere duyarlı olmak

Kısırlık tedavisi herkes için başka bir sey ifade edebilir. Bu eşlerden birinin hamileliği daha az önemsediği ya da daha az istediği anlamına gelmez. Bu sadece farklı deneyimlerin ve farklı başa çıkma yollarının olduğu anlamına gelir. Ve aslında bu farklılık iyi bir şeydir çünkü durumu sizin farklı bakış açılarından görmenizi sağlayacaktır. Karşılıklı konuşarak hem birbirinizin farklı deneyimlerinden yararlanabilir hem de farklı ihtiyaç ve isteklerinizi anlayarak destek olabilirsiniz.

Açık iletişim kurmak

Cinsiyet farklılıklarından ve aynı anda aynı şeyleri deneyimlememekten ortaya çıkan iletişim sorunlarını kolay halledebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey doğrudan istediğinizi, ne beklediğinizi ve ne hissettiğinizi acıkca paylaşmanızdır. İmalar, mimikler ve tartışmalarla kendinizi ifade etmeye çalıştığınız zaman hem karşınızdakilerin sizi anlaması zorlaşır, hem de anlaşılmadığınızı düşünerek daha fazla strese ve gerginliğe girersiniz.

Kaynak: Parents Dergisi